Ettehiyyatu Dini Bilgi Platformu

Ettehiyyatü Duası Okunuşu ve Anlamı

Ettehiyyatü Duası

Ettehiyyatü Duası Anlamı

Ettehiyyatü Duası Okunuşu
Ettehiyyatü Duası ve Anlamı
Menu
Your Cart

    Yasin Duasi

    Yasin Duasi
    Yasin Duasi
    Yasin Duasi
    Yasin Duasi
    Yasin Duasi

    İçerik

    Ayet : Yasin

    Ayet : Vel kur’anil hakiym

    Ayet : İnneke le minel murseliyn

    Anlamı : 2 ve 3. Ayet : Ayet : Ey Muhammed! Hikmetli Kur’ân’a andolsun ki, sen risâlet görevi

    Ayet : Ala sıratım müstekıym

    Anlamı : Dosdoğru bir yol üzerindesin. Ayet :

    Ayet : Tenziylel aziyzir rahıym

    Ayet : Li tünzira kavmem ma ünzira abaühüm fehüm ğafilun

    Anlamı : 5 ve 6. Ayet – Babaları korkutulmamış ve kendileri de gafil olan bir kavmi, çok güçlü ve çok merhametli olan Allah’ın indirdiği (Kur’ân) ile korkutasın.


    Ayet : Le kad hakkal kavlü ala ekserihim fehüm la yü’minun

    Anlamı : Andolsun ki onların çoğunun üzerine azab sözü hak olmuştur. Onlar imana gelmezler.


    Ayet : İnna cealna fı a’nakıhim ağlalen fe hiye ilel ezkani fehüm mukmehun

    Anlamı : Çünkü biz onların boyunlarına kelepçeler geçirmişiz. O kelepçeler çenelerine dayanmıştır da burunları yukarı, gözleri aşağı somurtmaktadırlar.


    Ayet : Ve cealna mim beyni eydihim seddev ve min halfihim sedden fe ağşeynahüm fehüm la yübsırun

    Anlamı : Hem önlerinden bir sed, arkalarından bir sed çekmişiz, kendilerini sarmışızdır. Baksalar da görmezler.


    Ayet : Ve sevaün aleyhim e enzertehüm em lem tünzirhüm la yü’minun

    Anlamı : Onları korkutsan da korkutmasan da onlara göre birdir, inanmazlar.


    Ayet : İnnema tünziru menittebeaz zikra ve haşiyer rahmane bil ğayb fe beşşirhü bi mağfirativ ve ecrin kerım

    Anlamı : Sen ancak Kur’ân’a tabi olan ve görünmediği halde Rahman olan Allah’tan korkan kimseyi sakındırırsın. İşte onu bir bağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele.


    Ayet : İnna nahnü nuhyil mevta ve nektübü ma kaddemu ve asarahüm ve külle şey’in ahsaynahü fı imamim mübiyn

    Anlamı : Gerçekten biz ölüleri diriltiriz, onların önceden yapıp gönderdiklerini ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Zaten biz her şeyi açık bir kütükte, bir “imam-ı mübin”de (ana kitapta, yani Levh-i mahfuzda) sayıp tesbit etmişizdir.


    Ayet : Vadrib lehüm meselen ashabel karyeh iz caehel murselun

    Anlamı : Sen onlara, o şehir halkını örnek ver. Hani oraya peygamberler gelmişti.


    Ayet : İz erselna ileyhimüsneyni fe kezzebuhüma fe azzezna bi salisin fe kalu inna ileyküm murselun

    Anlamı : Hani biz onlara iki peygamber göndermiştik, fakat onlar ikisini de yalanlamışlardı. Biz de (onları) üçüncü bir peygamberle destekledik. Onlara: “Şüphesiz ki biz size gönderilmiş elçileriz.” dediler.


    Ayet : Kalu ma entüm illa beşerum mislüna ve ma enzeler rahmanü min şey’in in entüm illa tekzibun

    Anlamı : Onlar da: “Siz bizim gibi insandan başka birşey değilsiniz, hem Rahman olan Allah, hiçbir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.” dediler.


    Ayet : Kalu rabbüna ya’lemü inna ileyküm le murselun

    Anlamı : Peygamberler dediler ki: “Rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz.”


    Ayet : Ve ma aleyna illel belağul mübın

    Anlamı : “Bize düşen de sadece apaçık tebliğdir.”


    Ayet : Kalu inna tetayyarna biküm leil lem tentehu le nercümenneküm ve le yemessenneküm minna azabün eliym

    Anlamı : Onlar dediler ki: “Herhalde biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işten vazgeçmezseniz, andolsun ki, sizi hiç tınmadan taşlarız ve mutlaka bizden size pek acıklı bir azab dokunur.”


    Ayet : Kalu tairuküm meaküm ein zükkirtüm bel entüm kavmüm müsrifun

    Anlamı : Peygamberler de şöyle cevap verdiler: “Sizin uğursuzluğunuz beraberinizdedir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Doğrusu siz israfı âdet etmiş bir kavimsiniz.”


    Ayet : Ve cae min aksal medıneti racülüy yes’a kale ya kavmittebiul murseliyn

    Anlamı : O sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve: “Ey kavmim! Uyun o elçilere!”


    Ayet : İttebiu mel la yes’elüküm ecrav vehüm mühtedun

    Anlamı : “Uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o zatlara ki, onlar hidayete ermişlerdir.”


    Ayet : Ve ma liye la a’büdüllezı fetaranı ve ileyhi türceun

    Anlamı : “Bana ne oluyor da kulluk etmeyecekmişim beni yaratana? Hep döndürülüp O’na götürüleceksiniz.”


    Ayet : E ettehızü min dunihı aliheten iy yüridnir rahmanü bi durril la tuğni annı şefaatühüm şey’ev ve la yünkızun

    Anlamı : “Hiç ben O’ndan başka ilâhlar edinir miyim? Eğer O Rahman, bana bir zarar dileyecek olsa, onların şefaati benden yana hiçbir şeye yaramaz ve onlar beni kurtaramazlar.”


    Ayet : İnnı izel le fı dalalim mübın

    Anlamı : “Şüphesiz ki ben, o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum.”


    Ayet : İnnı amentü bi rabbiküm fesmeun

    Anlamı : “Şüphesiz ki ben, Rabbinize iman getirdim, gelin dinleyin beni.”


    Ayet : Kıyledhulil cenneh kale ya leyte kavmı ya’lemun

    Anlamı : (Sonra ona) “haydi gir cennete!” denildi. O da dedi ki: “Ne olurdu kavmim bilseydi!”


    Ayet : Bima ğafera lı rabbı ve cealenı minel mükramiyn

    Anlamı : “Rabbimin beni bağışladığını ve beni kendilerine ikram edilen kullarından kıldığını.”


    Ayet : Ve ma enzelna ala kavmihı mim ba’dihı min cündim mines semai ve ma künna münziliyn

    Anlamı : Biz arkasından kavminin üzerine bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.


    Ayet : İn kanet illa sayhatev vahıdeten fe iza hüm hamidun

    Anlamı : Sadece bir gürültü oldu, onlar da hemen sönüverdiler.


    Ayet : Ya hasraten alel ıbad ma yetiyhim mir rasulin illa kanu bihı yestehziun

    Anlamı : Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine glen her bir peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.


    Ayet : Elem yerav kem ehlekna kablehüm minel kuruni ennehüm ileyhim la yarciun

    Anlamı : Görmediler mi ki, kendilerinden önce nice kuşakları helak etmişiz. Onlar artık kendilerine dönüp gelmiyorlar.


    Ayet : Ve in küllül lemma cemiy’ul ledeyna muhdarun

    Anlamı : Onların hepsi toplanıp, sadece bizim huzurumuza getirilmişlerdir.


    Ayet : Ve ayetül lehümül erdul meyteh ahyeynaha ve ahracna minha habben feminhü ye’külun

    Anlamı : Hem bir delildir onlara ölü toprak. Biz ona hayat verdik ve ondan taneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar.


    Ayet : Ve cealna fiyha cennatim min nahıyliv ve a’nabiv ve feccerna fiyha minel uyun

    Anlamı : Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.


    Ayet : Li ye’külu min semerihı ve ma amilethü eydiyhim efela yeşkürun

    Anlamı : (Bunu), Onun ürününden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye (yaptık). Hâlâ şükretmeyecekler mi?


    Ayet : Sübhanellezı halekal ezvace külleha mimma tümbitül erdu ve min enfüsihim ve mimma la ya’lemun

    Anlamı : Yerin bitkilerinden, kendi nefislerinden ve daha bilemeyecekleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah’ın şanı ne yücedir.


    Ayet : Ve ayetül lehümül leyl neslehu minhün nehara fe iza hüm muslimun

    Anlamı : Gece de onlara bir delildir. Biz ondan gündüzü soyar çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar.


    Ayet : Veş şemsü tecrı li müstekarril leha zalike takdiyrul aziyzil aliym

    Anlamı : Güneş de bir delildir ki kendi yolunda akıp gidiyor. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah’ın takdiridir.


    Ayet : Vel kamera kaddernahü menazile hatta ade kel urcunil kadiym

    Anlamı : Ay’a gelince, ona menziller tayin ettik. Nihayet o eski hurma salkımının çöpü gibi (yay haline) dönmüştür.


    Ayet : Leşşemsü yembeğıy leha en tüdrikel kamera velel leylü sabikun nehar ve küllün fı felekiy yesbehun

    Anlamı : Ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler.


    Ayet : Ve ayetül lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fil fülkil meşhun

    Anlamı : Onlar için bir delil de bizim, onların neslini dolu bir gemide taşımamızdır.


    Ayet : Ve halakna lehüm mim mislihı ma yarkebun

    Anlamı : Yine kendileri için onun gibi binecek şeyler yaratmamızdır.


    Ayet : Ve in neşe’ nuğrıkküm fela sariyha lehüm velahüm yünkazun

    Anlamı : Eğer dilesek onları boğarız da o zaman ne onların feryadına yetişen bulunur, ne de onlar kurtarılır.


    Ayet : İlla rahmetem minna ve metaan ila hıyn

    Anlamı : Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak başka.


    Ayet : Ve iza kıyle lehümütteku ma beyne eydıküm ve ma halfeküm lealleküm türhamun

    Anlamı : Durum böyle iken onlara: “Önünüzdekinden ve arkanızdakinden korkun ki size rahmet edilsin” denildiği zaman,


    Ayet : Ve ma te’tiyhim min ayetim min ayati rabbihim illa kanu anha mu’ridıyn

    Anlamı : Ve kendilerine Rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet geldiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler.


    Ayet : Ve iza kıyle lehüm enfiku mimma razekakümüllahü kalelleziyne keferu lilleziyne amenu e nut’ımü mel lev yeşaüllahü at’amehu in entüm illa fı dalalim mübın

    Anlamı : Onlara: “Allah’ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın” dendiği zaman, o kâfirler, müminler için: “Allah’ın dileyince doyurabileceği kimseyi biz mi doyuracağız? Siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?” dediler.


    Ayet : Ve yekulune meta hazel va’dü in küntüm sadikıyn

    Anlamı : Yine onlar: “Eğer doğru söylüyorsanız bu (kıyamet) vaadi ne zaman?” diyorlar.


    Ayet : Ma yenzurune illa sayhatev vahıdeten te’huzühüm vehüm yehıssımun

    Anlamı : Onlar sadece bir tek çığlığa bakıyorlar, bir çığlık ki, onlar çekişip dururken kendilerini yakalayıverir.


    Ayet : Fela yestetıy’une tevsıyetev ve la ila ehlihim yarciun

    Anlamı : O zaman bir vasiyette bile bulunamazlar. Ailelerine de dönemezler.


    Ayet : Ve nüfiha fis suri fe iza hüm minel ecdasi ila rabbihim yensilun

    Anlamı : Sûr’a üfürülmüştür, bir de ne baksınlar kabirlerinden Rablerine doğru akın ediyorlar.


    Ayet : Kalu ya veylena mem beasena mim merkadina haza ma veader rahmanü ve sadekal murselun

    Anlamı : Onlar: “Eyvah başımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? O Rahmân’ın vaad buyurduğu işte bu imiş. Gönderilen peygamberler de doğru söylemişler” derler.


    Ayet : İn kanet illa sayhatev vahıdeten feiza hüm cemiy’ul ledeyna muhdarun

    Anlamı : Başka değil, sadece bir tek çığlık olmuş, derhal hepsi toplanmış huzurumuza getirilmişlerdir.


    Ayet : Fel yevme la tuzlemü nefsün şey’ev vela tüczevne illa ma küntüm ta’melun

    Anlamı : Artık bugün hiç kimseye zerre kadar zulmedilmez. Ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.


    Ayet : İnne ashabel cennetil yevme fı şüğulin fakihun

    Anlamı : Gerçekten cennetlik olanlar bugün bir meşguliyet içinde zevk etmektedirler.


    Ayet : Hüm ve ezvacühüm fı zılalın alel eraiki müttekiun

    Anlamı : Kendileri ve eşleri gölgelerde koltuklar üzerine kurulmuşlardır.


    Ayet : Lehüm fiyha fakihetüv ve lehüm ma yeddeun

    Anlamı : Onlara orada bir meyve vardır. İsteyecekleri her şey onlarındır.


    Ayet : Selamün kavlem mir rabbir rahıym

    Anlamı : (Onlara) Rahîm olan Rab’den “selâm” sözü vardır.


    Ayet : Vemtazül yevme eyyühel mücrimun

    Anlamı : Ey günahkârlar! Bugün siz bir tarafa ayrılın.


    Ayet : Elem a’hed ileyküm ya benı ademe el la ta’büdüş şeytan innehu leküm adüvvüm mübiyn

    Ayet : Ve enı’büduni haza sıratum müstekıym

    Anlamı : 60 ve 61. Ayet – “Ey Âdemoğulları! Şeytana tapmayın, o size apaçık bir düşmandır ve bana kulluk edin, doğru yol budur, diye size and vermedim mi?” (buyurulacak)


    Ayet : Ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra efelem tekunu ta’kılun

    Anlamı : Böyle iken o sizden birçok nesilleri yoldan çıkardı. Ya o zaman düşünmüyor muydunuz?


    Ayet : Hazihı cehennemülletı küntüm tuadun

    Anlamı : İşte bu size vaad edilen cehennemdir.


    Ayet : Islevhel yevme bima küntüm tekfürun

    Anlamı : Bugün yaslanın ona bakalım inkâr ettiğiniz için.


    Ayet : El yevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydıhim ve teşhedü ercülühüm bima kanu yeksibun

    Anlamı : Bugün biz onların ağızlarını mühürleriz de neler kazandıklarını bize elleri söyler, ayakları da şahitlik eder.


    Ayet : Velev neşaü letamesna ala a’yünihim festebekus sırata fe enna yübsırun

    Anlamı : Hem dileseydik gözlerini üzerinden silme kör ediverirdik de yola dökülürlerdi. Fakat nereden görecekler?


    Ayet : Velev neşaü le mesahnahüm ala mekanetihim femestetau mudiyyev ve la yarciun

    Anlamı : Yine dileseydik oldukları yerde kılıklarını değiştirirdik de ne ileri gidebilirlerdi, ne de geri dönebilirlerdi.


    Ayet : Ve men nüammirhü nünekkishü fil halk efela ya’kılun

    Anlamı : Bununla beraber kimin ömrünü uzatıyorsak, yaratılışta onu (güç ve kuvvetini alarak) tersine çeviriyoruz. Hâlâ akıllanmayacaklar mı?


    Ayet : Ve ma alemnahüş şı’ra ve ma yembeğıy leh in hüve illa zikruv ve kur’anüm mübiyn

    Anlamı : Biz ona şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da… O sadece bir öğüt ve apaçık bir Kur’ân’dır.


    Ayet : Li yünzira men kane hayyave ve yehıkkal kavlü alel kafirın

    Anlamı : (Bu), diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir.


    Ayet : E ve lem yerav enna halakna lehüm mimma amilet eydına en’amen fehüm leha malikun

    Anlamı : Şunu da görmediler mi: Biz onlar için kudretimizin meydana getirdiklerinden birtakım hayvanlar yaratmışız da onlara sahip bulunuyorlar.


    Ayet : Ve zellelnaha lehüm fe minha rakubühüm ve minha ye’külun

    Anlamı : Onları, kendilerinin hizmetine vermişiz de, hem onlardan binekleri var, hem de onlardan yiyorlar.


    Ayet : Ve lehüm fiyha menafiu ve meşarib efela yeşkürun

    Anlamı : Onlarda daha birçok menfaatleri ve türlü içecekleri de var. Hâlâ şükretmeyecekler mi?


    Ayet : Vettehazu min dunillahi alihetel leallehüm yünsarun

    Anlamı : Onlar, Allah’tan başka birtakım ilâhlar edindiler. Güya yardım olunacaklar.


    Ayet : La yestetıy’une nasrahüm vehüm lehüm cündüm muhdarun

    Anlamı : Onların, onlara yardıma güçleri yetmez. Kendileri ise onlar için bazı askerlerdir.


    Ayet : Fela yahzünke kavlühüm inna na’lemü ma yüsirrune ve ma yu’linun

    Anlamı : O halde onların sözleri seni üzmesin. Biz onların içlerini de biliriz, dışlarını da.


    Ayet : Evelem yeral insanü enna halaknahü min nutfetin fe iza hüve hasıymün mübın

    Anlamı : İnsan, kendisini bir damla sudan yarattığımızı görmedi mi de, şimdi apaçık bir hasım kesildi?


    Ayet : Ve darabe lena meselev ve nesiye halkah kale mey yuhyil ızame ve hiye ramım

    Anlamı : Yaratılışını unutarak bize bir de mesel fırlattı: “Kim diriltecekmiş o çürümüş kemikleri?” dedi.


    Ayet : Kul yuhyıhellezı enşeeha evvele merrah ve hüve bi külli halkın alım

    Anlamı : De ki: “Onları ilk defa yaratan diriltecek ve o her yaratmayı bilir.”


    Ayet : Ellezı ceale leküm mineş şeceril ahdari naran fe iza entüm minhü tukıdun

    Anlamı : Size o yeşil ağaçtan bir ateş yapan O’dur. Şimdi siz ondan tutuşturmaktasınız.


    Ayet : Eveleysellezı halekas semavati vel erda bi kadirin ala ey yahlüka mislehüm bela ve hüvel hallakul alım

    Anlamı : Gökleri ve yeri yaratan, onlar gibisini yaratmaya kâdir değil midir? Elbette kâdirdir. Çünkü o her şeyi yaratandır, her şeyi bilendir.


    Ayet : İnnema emruhu iza erade şey’en ey yekule lehu kün fe yekun

    Anlamı : O’nun emri, bir şeyi dileyince ona sadece “Ol!” demektir. O da hemen oluverir.


    Ayet : Fe sübhanellezı bi yedihı melekutü külli şey’iv ve ileyhi türceun

    Anlamı : O halde her şeyin mülkü ve tasarrufu (hükümranlığı) elinde bulunan Allah’ın şanı ne yücedir. Siz de yalnız O’na döndürüleceksiniz.

    10,00TL
    Vergiler Hariç: 10,00TL
    Etiketler: Yasin, Duasi, Yasin Duasi
    Çerez Politikası
    Bu sitede, kullanıcı tecrübesi geliştirmek ve bu web sitesinin randımanlı çalışmasını sağlamak için çerezler kullanılmıştır. Şirketimiz ve ziyaretçi bilgilerinin korunmasıyla ilgili daha detaylı bilgi için Çerez Politikası'na bakabilirsiniz